ihh 728x90
20 Kasım 2019 Çarşamba
Anasayfa > Yazarlar > Uğur Akbaş > TÜRK KADINI
Uğur Akbaş

TÜRK KADINI

31.10.2019 12:58 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Uğur Akbaş
“İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu’nun 29 Ekim Cumhuriyet Bayram’ı etkinliklerinde giydiği kıyafet sosyal medyada gündem oldu.” diye bir haber çarptı gözüme haber sitelerinin birinde. Sosyal medyada bu görüntüyü destekleyenlerin yanında eleştirenler de olmuş elbette. Fotoğrafa baktım Ekrem Bey’le el ele sahneye çıkan Dilek İmamoğlu siyah bir elbise giymiş. Ben kimsenin kılığına kıyafetine karışmam. İsteyen istediği kıyafeti giyebilir. Bu insan haklarının, özgür bir birey olmanın gereğidir zaten. Biz zamanında başörtüsü yasağına “insanlar inançları gereği istediği kıyafeti giyebilir” temelinde karşı çıkmıştık zaten. Ben hanımefendinin giydiği kıyafetten ziyade yapılan yorumlara takıldım. Mesela o fotoğrafı paylaşan bazı sosyal medya kullanıcıları şu ifadeleri kullanmış: “Zarafet, şıklık, asillik…İşte tam bir Cumhuriyet kadını” Bir başka kullanıcı: “Cumhuriyet nedir? Cumhuriyet Ekrem Bey’in eşi olan Dilek İmamoğlu’nu elinden tutup gurur ve onurla onu sahneye çıkartmasını sağlayan özgürlüktür” demiş. Bir başak kullanıcı ise: “Sayın Dilek İmamoğlu’nun elbisesi, Sayın Ekrem İmamoğlu’nun smokini rüya gibi. Ne çok özlemişim bu görüntüyü” demiş. Elbette Dilek İmamoğlu’nun görüntüsüne muhalefet edenler de olmuş. Bir kullanıcı: “Dilek İmamoğlu Cumhuriyet kadını öyle mi? Kadının malzeme yapıldığı kutlama olmaz olsun. Altına savaş yıllarında cepheye silah taşıyan kapalı kadın resimlerini koyarak yorumuna devam etmiş. “Alın size Cumhuriyet kadını. Pardon! Bunlar sizin gözünüzde artık yobaz oluyor değil mi? Sizin için geçerli Cumhuriyet kadını laik sistemin kurbanı olmuş kadın” demiş. Bu ve bunun benzeri müspet ya da menfi birçok yorum yapılmış fotoğrafa. Konuya bir de şu açıdan bakalım isterseniz. Mesela İstanbul seçimlerini Ekrem İmamoğlu değil de, Binali Yıldırım kazanmış olsaydı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak eşiyle birlikte Cumhuriyet Bayramı etkinliğine katılıp bir fotoğraf verseydi yorumlar ne olurdu acaba? Muazzam bir linç kampanyası olacağı kesin. Gericiler, yobazlar, Cumhuriyet düşmanları, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyete yakışmıyor bu başörtülü kadın vb. Nefret dolu ifadeler kullanılırdı emin olun. Peki ilk sorum  şu: “Nedir Cumhuriyet Kadını? Veya Cumhuriyet Kadını nasıl olunur? “O mahallenin bakış açısına göre Cumhuriyet Kadını; Atatürkçü, modern giyimli, laik, din ve diyanet işlerini hayata aksettirmeden kalbe hapseden, lüks mekanlarda Avrupai tarzda takılıp ahkam kesen, muhafazakar kesimden nefret eden tipler herhalde. Şimdi ikinci sorumuzu soralım: “Şayet bu hanımefendiler Cumhuriyet kadını ise güzel ülkemin diğer kadınları nerenin ya da neyin kadını?” Sırf açık veya dekolte giyinmeyen ya da inancı gereği başörtüsü takan kadınları hangi kategoriye sokacağız? Geri kalan bu kadar kadını yok mu sayacağız? İşte buyurun size ayrımcılığın resmi. Onlar gibi olan, onlar gibi düşünen, onlar gibi giyinenler modern, Avrupalı, elit; onlar gibi olmayan, onlar gibi düşünmeyen, onlar gibi giyinmeyenler ise gerici, bağnaz, yobaz ve taşralı. Giyim kuşam üzerinden yıllardır koparılan kıyametin bir başka versiyonu bu. Modernizmi sadece kıyafete, saça başa indirgeyen sığ bir bakış açısı. Aklını ve yüreğini kullanarak sizin gibi oturduğu yerden Cumhuriyet nidaları atmayıp, eğitim alıp, yüksek kariyer yapan, bu güzel ülkeye hizmet eden ve Türkiye Cumhuriyeti’ni gururlandıracak başarılara imza atan diğer başı açık ya da kapalı kardeşlerimiz mi modern siz mi? Evinde her türlü maddi manevi sıkıntılara göğüs gererek vatansever evlatlar yetiştiren analar mı modern siz mi? Milli mücadele yıllarında sırtında altı aylık bebesiyle cepheye mermi taşıyan, elinde silahıyla düşmana karşı savaşan o kapalı çarşaflı analarımız mı Cumhuriyete hizmet etti sizler mi? sormak istiyorum. Cephedeki o anaların resimlerine bakarak burun kıvırdığınızı biliyorum. Sizin için mühim olan o dönemde cefayı çeken analar değil;  balolarda boy gösteren kadınlardır. Cumhuriyet kadını ifadesi ayrımcı bir ifadedir. Bu ifadeler toplumu bölmekten ve fikir ayrılıklarını derinleştirmekten başka bir işe yaramaz. Bu ülkede Türk kadını vardır. Açığıyla, kapalısıyla, sağcısıyla, solcusuyla bu vatan için elinden geleni yapan ve yapacak olan Türk kadını. Bu ülkeye ve insanına saygı duyan, ayrımcılık yapmayan her kadın ister açık olsun ister kapalı olsun saygıyı hak eder benim nazarımda. Benim saygı duymadığım bu bakış açısı. Yoksa herkes istediğini giyinip, istediğini düşünmekte özgürdür. Modernlik kılık kıyafette değil insanın yüreği ve beynindedir. Bırakın artık insanları kılık kıyafeti üzerinden fişlemeyi, bölmeyi, ötekileştirmeyi. Bu cennet vatanın ayrışmaya değil, birleşmeye ihtiyacı var. Sağcısıyla, solcusuyla, kapalısıyla, açığıyla biz biriz, biz TÜRKİYEYİZ…
ihh 468x60
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.