ihh 728x90
22 Ekim 2019 Salı
Anasayfa > Yazarlar > Uğur Akbaş > SURİYELİ MÜLTECİLER MESELESİ
Uğur Akbaş

SURİYELİ MÜLTECİLER MESELESİ

15.08.2019 13:43 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Uğur Akbaş

Suriye’ de iç savaşın başlamasıyla birlikte Türkiye’ ye yoğun bir göç dalgası başladı. İlk zamanlarda az olan mülteci göçü zamanla artarak milyonlarla ifade edilmeye başlandı. Gerek barınma kamplarında gerekse şehirlerimizde yaşayan Suriyeli sayısı gün geçtikçe artmaya devam ediyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti maddi manevi bütün imkanlarını kullanarak mültecilere kucak açmış ve ne kadar kadirşinas bir devlet olduğunu göstermiştir. Şu an itibariyle Türkiye’ de yaşayan kayıtlı Suriyeli sayısı 3 milyon 643 bin 870 kişidir. Geçici barınma merkezlerinde yaşayan Suriyeli sayısı 1 Ağustos 2019 itibariyle 67 bin 66 kişi olurken, şehirlerde yaşayan Suriyeli sayısı 3 milyon 576 bin 804 kişidir. Yani Suriyelilerin hemen hemen tamamına yakını Türkiye’ de ki şehirlerde yaşamakta.  Biz ülke ve ümmet olarak var olduğumuzdan beri bize sığınan hiç kimseyi açta ve açıkta bırakmış bir millet değiliz. Suriyeli mültecileri kendi vatandaşlarımızdan ayrı görmeden bütün imkanlardan faydalanmaları için elimizden geleni yapıyoruz ülke olarak. Öyle ki Türkiye eğitim çağına gelen Suriyeli çocuklara okullar açarak eğitim imkanı verirken, mesela Suriyelilerin sığındığı bir başka ülke olan Ürdün mültecileri kamplardan dışarı çıkarmamakta ve çocukların eğitimine yönelik bir politikaları bulunmamaktadır. Yani o çocukları kendi öz evlatlarımızdan ayırmadan merhametle kucaklıyoruz. Ekonomik olarak ise Türkiye bugüne kadar Suriyelilere 40 milyar dolar para harcadı. Bu rakam bizim gibi gelişmekte olan bir ülke için çok ciddi bir rakam. Avrupa Birliği ‘’ Geri Kabul Anlaşması’’ gereği mültecilerin Avrupa’ ya serbestçe girebilmelerinin engellenmesi karşılığında Türkiye’ ye yardım edeceği vaadinde bulundu. Dönem dönem bu vaatleri gereği proje kapsamında para gönderildi. Elbette gönderilen bu paralar ülkemizin yaptığı masrafları asla karşılamadı. Avrupa ülkelerinin birçoğu ülkelerine sığınan mültecilerin ya çoğunu sınır dışı etti ya da çok cüzi sayıda mülteciyi ülkesine kabul etti. Bazı ülkelerin kabul etmeyi vaat ettiği mülteci sayısı ise komik rakamlarda kaldı. Suriyelileri kabul eden bazı ülkeler ise onların yaşadığı yerleri duvarlarla örerek tecrit edip, kendi vatandaşlarından ayırdı. Kısacası Suriyelileri hem maddi hem de manevi olarak canı gönülden kabul eden, koruyup kollayan yegane ülke Türkiye oldu. Biz Müslüman Türk toplumu olarak üzerimize düşeni yapıyoruz ama bu konunun hem maddi olarak hem de toplumsal olarak ciddi sorunlara yol açtığı realitesini de göz ardı edemeyiz. Özellikle ekonomik sıkıntılarla boğuştuğumuz ve darboğazdan geçtiğimiz bu dönemlerde bu yük yeterince belini büküyor ekonomimizin. İşsiz sayısının 4 milyonun üzerinde olduğu ülkemizde Suriyelilerin ucuz işçi olarak çalışıyor olması işsizlik rakamlarında artışa vesile olduğu gibi toplumsal olarak da ciddi rahatsızlıklara sebep olmakta. Suriyelilere tanınan haklar ve Suriyelilerin toplumsal yapıya adaptasyonlarında ki sıkıntılar toplumun bu insanlara karşı bakışının olumsuz yönde etkiliyor. Halkımızın büyük çoğunluğu Suriyelilerin artık ülkelerine dönmelerini isterken bir arada yaşamaktan muzdarip olduklarını dile getiriyor. Gün geçmiyor ki bir haberde hırsızlık, kavga, taciz, tecavüz vakalarında bir Suriyelinin ismi geçmesin. Suriyeli sayısının yerli vatandaş sayısını geçtiği Kilis’ te mülteciler ‘’ bu yerler bize verildi’’ diyerek Türk vatandaşlarına saldırır hale geldi. Okullardaki öğrenci sayısından dolayı eğitim kalitesi düştü, 11- 12 yaşında hamile kalan çocuklar diğer öğrencilerin psikolojilerini bozarken kuma olaylarındaki artışlar da aile yapımızı ciddi ciddi tehdit etmeye başladı. Özellikle toplumun vicdanını yaralayan durum ise Suriye’ den gelen şehit haberleri. Bizim askerimiz Suriyeliler topraklarına dönüp rahatça yaşasın diye orada şehit düşerken, buradaki sapa sağlam Suriyeli gençlerin kafelerde, plajlarda keyif çatıyor olması toplumu ciddi şekilde rahatsız etmekte. Bir tarafta al bayrağımıza sarılı şehidimizin resmi durur iken bir tarafta da elinde nargile plajda yan gelip yatan Suriyeli gencin resmi. Bunu topluma anlatamazsınız. Ben asla bize sığınan mazlumların geri çevrilmesi taraftarı değilim. Kadın, çocuk, yaşlı, engelli olan Suriyelileri tutup, eli ayağı sağlam olanları ülkelerini, topraklarını, namuslarını savunması için ülkelerine göndermeliyiz. Nasıl ki bizim askerimiz gözünü kırpmadan orada şehit oluyor ise buradaki genç Suriyelilerde kaçıp ülkemize sığınmayı bırakıp ülkelerini müdafa için topraklarına geri dönmeliler. Suriyeli göçmenler meselesinde ivedi şekilde tedbir alınmaz ise hem maddi hem de manevi olarak ciddi sorunlarla baş başa kalacağız. Elbette mazluma kucak açacağız ama kendi ülkemizi ve kendi vatandaşımızı da düşünerek.

Saygı ve Muhabbetle…

ihh 468x60
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.