ihh 728x90
23 Ekim 2019 Çarşamba
Anasayfa > TÜRKİYE > NEDEN SADECE ZENGİN VE YETENEKLİ OLANLARI ALIYORSUNUZ ?

NEDEN SADECE ZENGİN VE YETENEKLİ OLANLARI ALIYORSUNUZ ?

29.03.2018 16:57 12 14 16 18 yazdır
Göçün, hedef ülkenin ekonomisine yardım ettiği söylemini hatırlatan Bayburt Milletvekili Kavcıoğlu, “Peki, neden sadece zengin ve yetenekli olanları almayı tercih ediyorlar? Bu tür ayrımcı yaklaşım, insan haklarının bariz ihlalidir."
NEDEN SADECE ZENGİN VE YETENEKLİ OLANLARI ALIYORSUNUZ ?
Göçün, hedef ülkenin ekonomisine yardım ettiği söylemini hatırlatan Bayburt Milletvekili Kavcıoğlu, “Peki, neden sadece zengin ve yetenekli olanları almayı tercih ediyorlar? Bu tür ayrımcı yaklaşım, insan haklarının bariz ihlalidir. Geri kalanlar ne olacak? Fakir ve vasıfsız olanlar?”

Parlamentolar Arası Birlik (PAB) Genel Kurulu’na katılmak üzere TBMM Başkanı İsmail Kahraman ile birlikte İsviçre’nin Cenevre kentine giden Bayburt Milletvekili Doç. Dr. Şahap Kavcıoğlu, genel kurulda göç sorunları ve ülkemizde bulunan Suriyelileri konuştu. 


Göçün büyük bir sosyal-ekonomik olgu olduğunu belirten Bayburt Milletvekili Şahap Kavcıoğlu, küresel olarak düşünülüp çözüm bulunması gerektiğini vurguladı.


“GÖÇ KONUSUNDA TÜRKİYE YALNIZ BIRAKILMAMALIDIR”
Türkiye 3,5 milyon kayıtlı Suriyeli mülteci ile dünyanın en büyük mülteci nüfusa ev sahipliği yaptığına dikkat çeken Kavcıoğlu, “Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği ve IPU tarafından ortaklaşa hazırlanan ‘Uluslararası Mülteci Koruma ve Devlete İltica sistemleri İçin Rehber’ başlıklı kitapla ilgili konuları paylaşmak istiyorum. Türk parlamentosu bu kitabı Türkçe’ye çevirecek ve tanıtımını Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapacak. Göçün büyük bir sosyal-ekonomik olgu olduğunu ve küresel olarak düşünülüp çözüm bulunması gerektiğini vurgulamak istiyorum. Türkiye 3,5 milyon kayıtlı Suriyeli mülteci ile dünyanın en büyük mülteci nüfusa ev sahipliği yapmaya devam ettiği bilinen bir gerçektir. Kayıt dışı olanları düşünürseniz, bu sayının 4 milyonun çok üzerinde olduğundan emin olabilirsiniz. Onlara konaklama, yiyecek, sağlık, eğitim ve psiko-sosyal hizmetler sağlıyoruz. Türkiye, hiçbir ayrımcılık yapmadan Suriyelilere yönelik açık kapı politikası izlemeye devam etmekte ve geri göndermeme ilkesine tam olarak uymaktadır. Ancak, bu meselenin sadece Türkiye’nin sorunu olmadığı unutulmamalıdır. Bu nedenle, Türkiye bu krizin ağırlığını taşımak için yalnız bırakılmamalıdır. Ayrıca, adil ve anlamlı sorumluluk yüklenilmesi gereklidir. Ev sahibi ülkelere mali yardım sağlanması bu amaç için ilk adım olmalıdır.” dedi.



YENİDEN YERLEŞİM BEKLENTİLERİN ALTINDA KALDI
Suriyelilerin sorumluluğunu paylaşmanın bir başka yolunda yeniden yerleşim olduğunu hatırlatan Milletvekili Kavcıoğlu, ancak bununda beklentilerin altında kaldığını belirtti. Yeniden yerleşim hedeflerinin çok düşük seviyede olduğunu ifade eden Kavcıoğlu şunları kaydetti: “AB-Türkiye tablosuna göre 9 Haziran itibarıyla 6254’ten fazla Suriyeli Türkiye’den evlerine yerleştirilmiştir. Ancak, yeniden yerleşim hedefleri hala çok düşük seviyede. Ayrıca, Türkiye’deki Suriyelilerin yüzde 90’ı (büyük bir çoğunluğu) kampların dışında, yani Türkiye’nin farklı şehirlerinde yaşıyor. Bu nedenle bu kişilere Ocak 2016 itibariyle Türkiye’de çalışma hakkı verdik. Bugüne kadar 30 bin mülteciye izin verdik. Bu, Suriyelilerin yaşam koşullarını iyileştirmek için atılmış bir adım. Türkiye, yaklaşık 30 milyar dolar harcadı (belediyeler ve STK’lar dahil). Ancak uluslararası toplumdan aldığımız toplam katkı sadece 500 milyon dolar. Beklentilerin karşılanması açısından bu rakam çok düşük. Bu bakımdan göç sadece sosyal değil aynı zamanda ekonomik bir problemdir.”


BU ÇOCUKLAR DÜNYA ÇOCUKLARI
Suriyeli çocukların Dünya çocukları olduğunu söyleyen Bayburt Milletvekili Kavcıoğlu konuşmasını şöyle sonlandırdı: "Suriyeli mültecilerin çocukları dünya çocukları olarak kabul edilmelidir. Türkiye’de okul çağında olan yaklaşık 1 milyon Suriyeli çocuk var. Bunların sadece 650 bin’i okula gidebiliyor. Hepsinin eğitim almasını sağlamak için yeni okullara ve öğretmenlere acilen ihtiyaç var. Bu çocukların kayıp bir kuşağa dönüşmesini engellemek kesinlikle ortak sorumluluğumuzdur. Son olarak dikkatinizi başka bir önemli konuya çekmek isterim. Teoride, herkes bu göçün, hedef ülkenin ekonomisine yardım ettiğini söyler. Peki, neden sadece zengin ve yetenekli olanları almayı tercih ediyorlar? Bu tür ayrımcı yaklaşım, insan haklarının bariz ihlalidir. Geri kalanlar ne olacak? Fakir ve vasıfsız olanlar?"

Seyfullah Kaya

ihh 468x60
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri