ihh 728x90
22 Ekim 2019 Salı
Anasayfa > Yazarlar > Uğur Akbaş > KİM BU CANAN?
Uğur Akbaş

KİM BU CANAN?

13.09.2019 14:28 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Uğur Akbaş

Bu “Canan” bu aralar gündemden düşmeyen Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı olan Canan Kaftancıoğlu. 1972 Ordu doğumlu. 1995 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun olmuş, Sivas Suşehri Devlet Hastanesi’nde acil doktoru olarak çalışmaya başladıktan sonra İstanbul Tıp Fakültesi’nde Adli Tıp alanında ihtisasına başlamış ve devam etmiştir. Birçok dernek ve vakıfta görev almıştır. İsmini CHP’ de İstanbul İl Başkanı olmasıyla ve geçmiş yıllarda atmış olduğu birbirinden iğrenç tweetlerle duyurmuştu. Atmış olduğu o tweetler dolayısıyla hakkında soruşturma başlatılmış ve birkaç gün önce mahkeme Kaftancıoğlu hakkındaki kararını açıklamıştı. Mahkeme heyeti, Kaftancıoğlu’nu “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni alenen aşağılama” suçundan 1 yıl 8 ay, “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” suçundan 1 yıl 6 ay 20 gün “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan 2 yıl 4 ay, “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek” suçundan 2 yıl 8 ay, “Terör örgütü propagandası yapmak” suçundan 1 yıl 6 ay olmak üzere toplamda 9 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasına çarptırdı. Verilen bu ceza kararın istinaf mahkemesine götürüleceği gerekçesiyle hemen infaz edilmeyecek. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, avukatların savunmasını tamamlamasının ardından Kaftancıoğlu’na son sözü soruldu. Kaftancıoğlu, “Biz mevsimi başladı, o kaybetti. Biz kazandık, 80 milyon kazandı. Karar ne olursa olsun düşüncelerimden ve söylediklerimden vazgeçmeyeceğim” dedi. Gelin isterseniz Canan Kaftancıoğlu’nun fırtınalar koparan o tweetlerine bir göz atalım. ‘’ Tarihte Bugün: Ermeni soykırımı başladı. Katledilen Ermeni vatandaşlarımızı anıyoruz. 19.15’ te Taksim’ de ‘’… ‘’ Devlet katil değil, seri katil’’…’’ Tayyip Erdoğan neredesin? Allah belanı versin. Şimdiki sloganımızda bu’’.., ‘’ Dinin nasıl afyon olarak kullanılabileceğinin canlı ve acı örneğini yaşadık dün gece ( 15 Temmuz darbe gecesine dair bu)… ‘’ Tekbir getirerek boğaz kesilerek mi demokrasi mücadelesi verilir. İnandığınız Allah’ınız sizin de belanızı versin.( 15 Temmuz 2016)..’’ İnsanlık tarihi kadın ile başlar. İnsanlık kadına yapılanlarla biter demiş Sakine Cansız. Ve insanlık yine kaybetti. Üç kadın sözünü sıra uzak resmi sıradanlaştırıcı buluyorum. Üç devrimci kadın denmeli. Devrimci oldukları için öldüler.( Sakine Cansız PKK’nın kurucularından bir terörist. Paris’ te öldürülmüştü)… Bu ve buna benzer kin ve nefret kokan paylaşımları olmuştu Kaftancıoğlu’nun. Mahkemenin ceza kararını açıklamasının ardından farklı tepkiler yükseldi. Muhafazakar ve sağ camia kararın doğru olduğunu savunurken sol ve liberal kesim kararın hukuksuz ve siyasi olduğunu ve bu kararın düşünce özgürlüğüne vurulmuş bir darbe olduğunu ifade etti. İnsanların dini inançlarına saygısızlık etmenin, devlete katil demenin, terör örgütü mensuplarını savunup desteklemenin, Cumhurbaşkanına hakaret etmenin acaba neresi düşünce özgürlüğüne sığıyor? Özgürlüğün sınırı Anayasa ve yasalarla belirlenmiştir. Kim olursa olsun bu kural ve kaidelere uymak zorundadır. Uluslararası arenada Ermeni Soykırımı yalanını canhıraş şekilde bertaraf etmeye çalışan Türkiye Cumhuriyeti devletinin yanında, Ermeni Soykırımını yalanını savunan bir il başkanı. Terörle mücadelede kırk bin insanını feda eden bir ülke ve PKK’nın kurucularından olan bir teröristi devrimci ilan eden ve devleti katil ilan eden terör sevici bir il başkanı. 15 Temmuz darbe gecesinde canını hiçe sayarak göğsünü kurşunlara siper eden vatandaşları tiye alan marjinal bir il başkanı. Neresinden tutarsanız tutun elinizde kalıyor. Türkiye’nin ikinci büyük partisinin İstanbul İl başkanı olan bu zatın bu tarz paylaşımlar yapması içler acısı bir durum. Buradaki en büyük sorunlardan biri de ceza kararının alınış tarihi. Bu paylaşımların yapılış tarihi ile cezanın tarihi arasında yıllar var. Bu paylaşımlar yapıldığı zaman acaba devletimizin savcı ve hakimleri nerede idi? Şayet siz bu suçu anında cezalandırmaz ve yıllar sonra bu şahıs il başkanı olduktan ve İstanbul seçimlerini kazandıktan sonra cezalandırırsanız hukuka ve adalete duyulan güveni zedelersiniz. Sonrada bu kararın bir siyasi hesaplaşma neticesinde alındığı söylentileriyle çalkalanır durursunuz. ‘’ Gecikmiş adalet, adalet değildir’’ derler ya aynı durum. Kaftancıoğlu’nun bu paylaşımları elbette ki suç ama neden zamanında bu işin üzerine gidip de zaten güvenin dip yaptığı adalet mekanizmasına iyice darbe vuruyorsunuz.  O zaman ‘’ Çözüm Süreci’’ bahanesiyle geçmiş tarihlerde bebek katiline methiyeler dizen muhafazakar siyasetçilerin de paylaşımlarına bakıp ceza vermeniz gerekiyor. Hiç kimse hangi siyasi görüşten olursa olsun bu ülkenin birlik ve bütünlüğünü zedeleyici, halkın dini inançlarını aşağılayıcı, terörist unsurları savunan paylaşımlarda bulunamaz. Herkes adalet önünde eşit olmalı; olmalı ki halkın tekrar hukuka adalete güveni tesis edilsin.  Kaftancıoğlu’na verilen cezayı tasvip etmediğini söyleyen Bülent Arınç’ın yaklaşımı da enteresan. Arınç şayet geçmişe dönük cezalar verilecekse birçok insanın cezaya maruz kalacağını ifade etti. Tabi ki bu yaklaşımı AKP ve MHP’den büyük tepki aldı. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu Sayın Arınç. Cezasız kalan her suç yeni bir suçu doğurur ve sistem tıkanır. Rabbim sonumuzu hayretsin…

Saygı ve muhabbetle…

ihh 468x60
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.