ihh 728x90
22 Ekim 2019 Salı
Anasayfa > Yazarlar > Uğur Akbaş > AŞKIN SEVDANIN PAZARLIĞI MI OLURMUŞ?
Uğur Akbaş

AŞKIN SEVDANIN PAZARLIĞI MI OLURMUŞ?

26.09.2019 16:03 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Uğur Akbaş

AŞKIN SEVDANIN PAZARLIĞI MI OLURMUŞ?

Malını mülkünü, kaşını gözünü irdelediğimiz kadar irdeleseydik hayatımıza giren insanların ahlakı ve imanını

İhanete uğrayan daha az kadın-erkek
Mahkemelerde daha az boşanma davası
Hapishanelerde daha az insan
Yetimhanelerde daha az çocuk
Sokak ortasında işlenen daha az cinayet
Ve poşete konup çöpe atılan daha az bebek olurdu dünyada
Ama Olmadı...
Olamadı...

Bu cümleleri kaleme aldığımda yine ihanet ve cinayet haberleri, yine çöpe atılan bebekler vardı gündemde.

 İnsanlar hayatları boyunca tercihlerinin sonuçlarını yaşarlar. Doğru tercihler doğru sonuçlar doğurur. Eş tercihinde de yaptığımız tercihler sonraki hayatımızın şekillenmesinde büyük rol oynar. Maddi unsurları baz alarak tercih yaparsak ona göre yaşarız; manevi unsurları  baz alarak tercih yaparsak ona göre yaşarız. Ya gül bahçesinde bahtiyar olur; ya da bataklıkta perişan oluruz.  Eş tercihimizde dünyevi kriterler ilk sıralarda yer alıyor maalesef. Biz erkekler tercihlerimizde fiziksel özelliklere önem verirken; kadınlar ise fiziksel özelliklerin yanında maddi unsurlara daha çok önem veriyor. Burada güzel yürekli olan kadın ve erkekleri tenzih ediyorum elbette. Kişinin ahlaki ve imani yapısı tercihlerimizde geri planda kalıyor ne yazık ki. Bunu basit bir örnekle açıklayalım. Görücü usulüyle evliliklerde malumunuz ‘’kız bakma’’ ritüeli söz konusu. Kız tarafından erkek tarafına  sorulan ilk soru : ‘’ Çocuğunuz ne iş yapıyor?’’. ‘’ Evi, arabası var mı? gibi tamamen maddiyata dayalı sorular. Maneviyat hak getire. Elbette yavrularını teslim edecekleri  kişinin işinin gücünün olması, hayatını idame ettirebilmesi şart, amma velakin esas ölçüt bu olmamalı. İş, ev, araba, para pul sonradan kazanılabilecek şeyler; ama ahlak, iman ve karakter sonradan kazanılacak hasletler değil maalesef. Erkekler ve erkek tarafı için ise kızın güzelliği yeterlidir, ahlak ve iman sorulmaz bile. Bilmezler ki güzellik gelip geçici. Bilmezler ki tırtılın içinden dünyalar güzeli kelebekler çıkar. Paraya pula şekle şemale dayalı evliliklerin sonu genelde hüsran. Aşk kavramının içi boşaltılmış. Aşklar saman alevi gibi. Aşk ayağa düşmüş. Aşk sarhoş masalarına meze olmuş. İçki maslarında başlayıp otel odalarında biten şehvani duyguların adı aşk olmuş. Aşkı mevsimlere bölmüşler; yaz aşkı kış aşkı diye. ‘’ Ve aşk ateşten denizi mumdan kayıkla geçmektir’’ diyen Şirazi’ nin meramını anlamıyor artık kimse. Kimse yanmayı göze almıyor. Kimse pervane misali ateşe meftun değil. Her şey bir anda başlayıp, her şey bir anda bitiveriyor. Herkes kolaycı. Kimse aşkın narı aleviyle yanmayı göze alamıyor. Leyla’nın-Mecnun’un, Aslı’nın-Kerem’in kemikleri sızlıyor.Bu yüzden evlilikler kısa sürede bitiyor, bu yüzden ihanetler, kavgalar, kadın cinayetleri bitmiyor, bu yüzden yetiştirme yurtları el kadar sabilerle dolu, bu yüzden çöp kutularında minicik bebelerin cesetleri bulunuyor.

Yüreği aşka meftun güzel insanların  önünde saygı ile eğilirken, yazımı bana ait dizelerle sonlandırmak istiyorum:

Evin var mı araban var mı? diye pazarlıkla başlayan bir ilişkiden ne çıkar ki
Aşkın sevdanın pazarlığı mı olurmuş?
Sevgisini parayla ölçenlere sesleniyorum.!
Evim yüreğimdir, arabam ayaklarım
Yüreğimin tahtına oturup, mutluluğa yürüyecekler buyursun…

Saygı ve muhabbetle…

ihh 468x60
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.